Kanserden Korkmayanlar Saglık Egitim ve Araştırma Dernegi Kurucusu
Av.İLHAN DEMİR
Merhaba,
Bu siteyi hazırlamaktaki amacım, yüzbinlerce insanımızın derdi olan kanserden korkmamanız içindir.
Kanserle yaklaşık 3 yıl önce tanıştık. Eşim göğsünde bir sertlik olduğunu söyledi. Hemen doktora gittik. Pataloji sonucu; kanser olduğunu öğrendik.
Hemen ameliyatla göğsü alındı. Bir ay kadar sonra kemoterapiye başladık. 6 kür boyunca eşim öldü öldü dirildi. Mide bulantısı ve kusma ile geçti bu 6 kür. Yatak döşek yattı. Hiç alışık olmadığımız bir şeydi. Çoluk çocuk perişan olduk eşimin bu haline. Ama eşim daha çok perişan oldu. Çünkü bütün sıkıntıyı çeken kendisiydi.
Radyoterapiye gerek görmediler. Kemoterapi bitince ayda bir kontrollere başladık. Her şey gayet iyi gidiyordu, ta ki, eşim bir sabah sırtında ağrılarla uyanana kadar.
Önce soğuk algınlığı zannettik. Fakat MR çekilince eşimin kemiklerine yayıldığını öğrendik. Boynu, sırt kürek kemiği, belinde iki kemik, kalça kemiği ve ayak dirsek kemiğinde tutulum yani kanser vardı. Önce radyoterapi uygulandı. 6 kemiğe birden radyoterapi verilemezdi. Bu yüzden en fazla tutulum olan iki kemiğe radyoterapi verildi. Radyoterapi bitince bir hafta aradan sonra kemoterapiler başladı. 4. kürde eşimin karnında bir tümör oluştu. Doktorumuz kemoterapiye devam etti. 6. kür bittiğinde eşimin karnındaki tümör 25 cm olmuştu.
Hemen radyoterapiye sevk edildik. Burada uygulanan radyoterapiden sonra eşim dinlenmeye çekildi. Bu arada çekilen MR sonucuna göre kemoterapi hiçbir fayda vermemişti. Aksine tutulum (kanser) kemik iliğine sıçramıştı.
Bu noktada artık radyoterapi ve kemoterapiye güvenimiz kalmadı. Doktorumuz da çaresizlik içerisinde ilaçların ve tedavilerin fayda etmediğini söyledi.
Artık alternatif tıp tedavisine yönelmenin zamanı gelmişti. Yapacak başka bişi kalmamıştı. Klasik tedavi fayda vermiyordu.
İşte tam bu sırada, PROF.bir yakınım kantaron otundan bahsetti. Dediğine göre, kayınpederi mesane kanseri imiş ve 7 kere ameliyat geçirmiş. Mesanesin alınmasına karar verildiği bir sırada kantaron otunun kansere iyi geldiğini öğrenmiş ve zaten kaybedecek bir şey yok deyip kayınpederine uygulamış. 3,5 ay sonra alınan neticelerde, kanserden eser kalmadığını görmüş. Benimde eşime kantaron tedavisi uygulamamı önerdi.
Zaten bizimde yapacak bir şeyimiz kalmamıştı. Hemen kantaron suyu tedavisine başladık. Ozon tedavisi ile birlikte kantaron tedavisini de yürüttük. Yaklaşık 2 ay sonra yapılan patalojik inceleme de eşimin karnındaki kitlede kanser tümörünün kalmadığı şeklinde bir rapor aldık.
Kemiklerdeki durumu henüz MR çekilmediği için bilmiyoruz. Ancak eşim, alternatif tedavi sonucu şimdi gayet iyi.
Böyle bir tedaviyi herkesle paylaşmak istedim. Kanserden korkmayın. Tedavisi var. Yeter ki doğru tedaviyi uygulayın.
Kanser Hastaları beslenme konusunda çok dikkat etmelidir.Yogun
tedavilerden yorulan vücut sıkı bir sağlıklı beslenme ile tedavilere daha
iyi cevap verecektir.
Hastamıza ne yedireceğiz diye düşünüyorsanız doğru
yerdesiniz .